Ana Sayfa Köşe Yazarları 21.09.2022 280 Görüntüleme

SEÇMENİN OYUNU NELER BELİRLİYOR?

Önceki iki yazımda yaklaşan genel seçimler öncesi yaşanabilecek sorunları ele almıştım. Millet ittifakında Cumhurbaşkanı adayı belirleneceği zaman çıkacak sorunlardan ve seçim günü yaşanması muhtemel aksaklıkları öngörmeye çalıştım. Bu yazımda da milletimizin siyasi görüşlerindeki oranların nasıl değişeceğinden ve oyların görüşler arası geçişkenliğini nelerin etkilediğini yazmak istedim. Bir defa iktidar her zaman bir sıfır önde başlıyor. Çünkü elindeki devlet imkânlarını kullanarak geniş kitlelere etki edecek pek çok uygulamayı seçim öncesi hayata geçirebiliyor. Zaten devlet kaynaklarını da propaganda için olabildiğince kullanabiliyor. Muhalefetin seçim vaatleri sözde olduğundan güzel görünse de bazılarının gerçekleşmeyeceği konusunda güven sorunları bulunuyor. Propaganda sürecinde de taraflar karşı tarafın güvenilirliğini zedelemek amacında olduğu için söylemlerin siyasi üslup dışına bile çıkabiliyor. Tabii muhalefetin bir de kaynakları kısıtlı.

Seçmeni oy verirken nelerin etkilediği konusunda yapılan araştırmalar gösteriyor ki; seçmenin yüzde elliye yakını illiyet bağına göre oyunu belirliyor. İlliyet bağı: sonuç ile sonucu ortaya çıkaran nedenin ilişkisini tanımlar. Daha açık yazmak gerekirse; kendiniz veya yakınlarınız bir siyasi görüş nedeni ile ekmeğini kazanıyorsa bunun kesilebileceği endişesi ile aynı siyasi görüşe oy veriyor. İdeolojik veya mantıklı düşündüğünde aslında oy vermemesi gerekirken, illiyet bağı seçmeni en çok etkileyen neden oluyor.

İkinci sırada seçmenin yüzde otuza yakını oyunu belirlemedeki nedeni lidere olan beğenisi. Geriye kalan yüzde yirminin pek çok nedeninin arasında ideoloji orta sıralarda ve oran olarak çok düşük görülmekte. Hal böyleyken söylemlerin ideolojik olmasının faydası da çok düşük oluyor.

2019 seçimlerinde Ana muhalefet partisi büyük şehirlerde kazandığı zaferi bu oranlara göre kullanması gerekirdi. Nitekim iktidar partisi neredeyse yirmi yıldır yerelde ve genelde tüm kadroları bu sebeple oluşturmadı mı? En büyüğünden en küçüğüne çıkan ihaleleri kimler alıyor? Siyasi görüşü aynı tarafta olmayan seçmen bırak ihale almayı veya işe girmeyi, yeterli özellikleri olmadığı öne sürülerek adil bir yarışa bile girmeye hak kazanamazken, muhalefet partileri seçmenin oy tercihini değiştirmesi umuduyla aynı düzen devam ediyor. Yani ihaleler hala aynı kişiler tarafından alınıp yapılıyor, kadroların büyük bir kısmı halen aynı kişilerce yürütülüyor. Tamam, kimsenin ekmeği ile oynamayın ancak liyakat ve eşitlik ilkelerinden de vazgeçmemeleri gerekmez mi? Kaldı ki, mevcut ihalelerin büyüklüğü ve kadroların liyakatinin sağlanması için evdeki insan gücüne de ihtiyaç duyulması gerekir. Yani ihaleleri parçalara bölebilir böylece daha çok kişinin faydalanması sağlanabilir, kadrolar genişletilebilir böylece evdeki yıllardır mağdur insan gücü de faydalanabilir. Tabi daha fazla iş gücüne ihtiyaç olabilmesinin yolu daha fazla proje ve iş yapmaktan geçer. Sonuçta hedef devleti yönetmek.

Karl Marks bile “Karnı doymayan insana ideolojiden bahsedilmez” diye yazmış meşhur kitabında. Seçmenin büyük bir bölümü illiyet bağına göre belirliyorsa oy tercihini uzun yıllar illiyet bağı kuramamış seçmenin ne yapacağını kestirmek zor oluyor.

Benden söylemesi: “Dimyata Pirince Giderken Evdeki Bulgurdan Olmayın” İktidar olabilmek için karşıdan oy devşireceğim derken, bakmışın yıllarca siyasi çalışmalarda görev almış ve oy devşirmek için çalışmış kadrolar oy tercihini değiştirmiş.

21 Eylül 2022

Gökhan Taneri VURAL

 

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

ÖNYARGI

ÖNYARGI

Tema Tasarım | AnatoliaWeb