Ana Sayfa Köşe Yazarları 16.04.2020 2120 Görüntüleme

EL Mİ YAMAN CORONA MI YAMAN ?

 

Günlerden Cuma; Tarih: 17 Nisan 2020. Belki de yüzyılımızın en büyük küresel salgınında insanlığın elindeki son teknolojik imkanlarla ortaya çıkan( belki de çıkarılan ) virüsle mücadelesinde  nasıl bir sonuç alacağı, bu virüsü tamamen yok edip edemeyeceği, ya da mutasyona uğradıktan sonra ve aşısı, tedavisi bulunup zararsız hale getirilip getirilemeyeceği, getirilse bile bunun ne kadarlık bir zaman dilimde gerçekleşeceği gibi yüzlerce sorunun cevabı şu anda tam bir muamma.

Görünen o ki; bilim adamlarımızın bu Covid-19 virüsünün yayılma hızının kontrol altına alınabilmesi için gerekli olan tedbirler yetkili organlar tarafından dile getirilmesine rağmen 10 Nisan tarihinde açıklanan 31 Büyükşehir ve Zonguldak’ın hafta sonunu içeren 2 günlük sokağa çıkma yasağı ile insanların sanki 2 gün değil de, hiç artık daha dışarı çıkılmayacakmış gibi bir davranışla sokaklara, fırınlara, açık olan semt pazarlarına ve tekel bayiilerine hücum edip birbiri ezercesine, gözü dönmüş bir şekilde ve hiçbir sosyal mesafe kuralını dikkate almaksızın(sosyal mesafeyi geçtim, mahrem mesafe bile yok) alışveriş çılgınlığına girdiğine tanık olduk.

Alışverişimizi de yaptık; Oh! Mis! Peki şimdi ne olacak? Bu virüsün kuluçka süresini de dikkate alarak muhtemel semptomların görülmesi ile bu sokağa çıkan ve hem kendisinin hem de diğer vatandaşlarımızın hatta eve geldikten sonra evde bulunan 65 yaş üstü vatandaşlarımızın sağlığını da dikkate almamalarının faturası olarak en yakın sağlık kuruluşunda soluğu almaları eli kulağındadır. Hastaneye gidince de “ Doktor, bana yardım et.Ben ölüyorum! İyi de bu doktor ve diğer sağlık çalışanları zaten sen ölmeyesin diye canını ortaya koyuyor be kardeşim. Senin yaptığın iş mi peki? Bu yasağı o saatte açıklayanlar kendi öz eleştirisini yapmışken, sen peki “Ben ne yaptım! “ diye kendini bir sorguladın mı?  Hatayı önce başkasında değil; kendinde ara. Bu durum bana bir Karadeniz fıkrasını hatırlattı. Lakin fıkra gibi insanlarız çünkü. Gelelim fıkramıza; malum yine bir Temel’imiz ve Dursun’umuz var; çünkü onlar olmadan yavan kalır bizim Karadeniz fıkraları.

Bir gün Temel, Dursun’a misafirliğe gitmiş.

Gece sağanak halde yağmur başlayınca;

Dursun konukseverliğini göstermiş:

-Ula Temel! Dışarda çok fena yağmur yağıyor, gel, eve gitme bu akşam; burada kal.

Bizim Temel’de bakmış dışarıya ki; dışarıda yağmurdan göz gözü görmüyor.

  • “ Tamam ula “ demiş bizim Temel ama birden de ortadan kayboluvermiş. Aradan geçen epeyce bir zaman sonra kapı çalmış, bakmışlar bizim Temel kapıda sırılsıklam titriyor. Dursun şaşkın şaşkın:
  • “ Neredesun ula Temel, merak ettuk da seni? “
  • “ Nereye olacak da! Eve cittum picamamu aldum.” Demiş.

Şimdi önümüzdeki hafta sonu yine aynı bölgeler için geçerli olan sokağa çıkma yasağı var. Aynı hataların tekrarlanmamasını temenni ederek, bu süreçte gecesini gündüzüne katarak çalışan sağlık çalışanlarının ve diğer kamu personelinin emeklerinin heba olmaması için duyarlı bir vatandaş olarak gerekli uyarıları dikkate alacağımızı umuyor ve Corona ile olan maçı bizim kazanacağımızı umuyor ve sözümü yine küçük bir Temel fıkrası ile bitiriyorum.

Temel ile Dursun futbolcuymuş.

Bir gün sohbet ederken Temel sormuş:

-“La Dursun! Öbür dünya da futbol var mi dur?”

Dursun:

-“La bende bilmeyrum. Ama kim önce ölürse ötekine mektup yazsın da!”

Demiş ve Dursun ölmüş.

Bir gün Temel’e mektup gelmiş. Temel mektubu açmış,  bakar ki;  mektup Dursun’dandır.

-“ La Temel! Saa bir eyi bi de kötü haberum var. Eyisi burda futbol vardur.

Kötüsü bu haftaki maçın kadrosunda sen de varsun” demiş.

Evet arkadaşlar bu haftaki maçın kadrosunda olup olmamak kendi elimizde. Herkese sevdikleri ile güzel hafta sonları diliyorum. Sağlıcakla kalın.

 

Yorumlar

Yorumlar (6 Yorum)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

  • Türkan ZOR :

    16 Nisan 2020-19:34

    Tüm dünyayı kasıp kavuran ve hepimizi maalesef ölümle bu kadar yakın hissettiren bir konu hakkında kısa ,öz ,eğlendirirken düşündüren güzel bir yazı olmuş Ümit bey , kaleminize ve yüreğinize sağlık …

    • Ümit YAZAR :

      16 Nisan 2020-20:30

      Sağol Türkan. Biraz farkindalık yaratacak bir yazı yazmaya çalıştım; olayı karikatürize ederek.Tekrar teşekkür ederim.

  • Yıldırım Bayazıt :

    16 Nisan 2020-19:41

    Kalemine yüreğine sağlık kardeşim çok nükteli akıcı yazı olmuş

    • Ümit YAZAR :

      19 Nisan 2020-23:49

      Sağol hemşerim, en kısa sürede özlenen günlere dönmemiz için bu işin ciddiyetinde olmayan vatandaşlarımizında duyarlı olmasını bekliyoruz.

  • Figen Kadayıf :

    16 Nisan 2020-21:16

    Gündemin nabzını tutan harika bir yazı olmuş Ümit Bey. Aslında milletçe başımıza bir bela geldiğinde birbirimize sımsıkı sarılır yardımlaşmanın en alasını yaparız. Bu çok güzel ama salgın belası maalesef bizim çok disiplinsiz bir toplum olduğumuzu gösterdi. Sizin de dile getirdiğiniz gibi acaba kendilerini sorguladılar mı? Bu arada fıkralar yazınıza renk katmış 😊👍Yüreğinize, ellerinize sağlık 👋👋

    • Ümit YAZAR :

      16 Nisan 2020-21:25

      Yazıyı begendigine sevindim Figen Hanım. Gerçekten de milletimizin büyük bir disiplin sorunu var.Bugün bulunduğumuz cadde oldukça kalabalıkti. Herhangi bir günden hiç bir farkı yok. O zaman biz neyin mucadelesini veriyoruz. Kendini düşünmuyorsun hiç olmazsa 65 yaş üstü insanlari düşün. Onların vebali üstüne kalmış oluyor çünkü. Yazık ki yazık.

Kavacık Mah. Fatih Sultan Mehmet Cad. Tonoğlu Plaza No: 3/4 - +90 532 387 73 79 - BEYKOZ - İSTANBUL

Tema Tasarım | AnatoliaWeb