Ana Sayfa Köşe Yazarları 8.01.2024 900 Görüntüleme
Gökhan Taneri Vural

Giresunlu bir ailenin Beykozlu evladıyım. Boğaziçi Üniversitesi Fizik mezunu olup bilgi iletişim sistemleri ve elektrik altyapı sistemleri kurdum. Yaklaşık 600 kişiye iş imkanı sağladım. Bu kişilerin büyük çoğunluğu Beykozludur. Siyasete girdim öncelikle Beykoz'a ve Ülkeme hizmet etmek için gönül verdim.Kırk yaşımdan sonra Anadolu Üniversitesi Yerel Yönetimler Bölümünden sonrasında da Kamu Yönetimi Bölümünden mezun oldum. Evli ve iki çocuk babasıyım. Benim olduğu kadar tüm çocukların daha iyi şartlarda yaşaması için elimden geleni değil yapılması gerekeni yapıyorum. Daha da fazlasını yapacağım...

SOSYAL BELEDİYECİLİK

Yerel yönetimler, ulusal yönetimin önemli bir tamamlayıcısıdır. O nedenle, belediyelerin kararlarına kentte yaşayanların doğrudan katılımı, ulusal alanda da demokrasiye önemli katkı sağlayacaktır. Kısacası yerel yönetimler “demokrasinin beşiği” kılınabilir.

Sosyal belediyecilik özgürlük, eşitlik, adalet, dayanışma, barış, çevrenin korunması, kadın ve erkek eşitliği, kültürel gelişme, farklılıklar içerisinde eşit haklarla bir arada yaşama, herkes için kaliteli eğitim ve sağlık hizmetleri, istihdam, dezavantajlı gruplar için insanca bir yaşam, emeğe saygı, şeffaf ve hesap veren bir yönetim anlayışı, örgütlü toplum ile dayanışma içerisinde olma, kentte yaşayanların halk oylaması yoluyla siyasete katılmasının sağlanması ve geliştirilmesi gibi konular yerelde de izlemesi, yaşama geçirmek için uğraş verilmesini gerektirir.

Belediyelerin kreş, öğrenci yurdu, sağlık evi, kadın sığınma ve gençlik evleri, kültür merkezi, işsizler için mesleki kurslar, yaşlılar evi, dar gelirliler için konut inşası, ucuz ulaşım imkânı ve benzeri uygulamaları hayata geçirmede ön almaları gerekir. Olanakları sınırlı belediyeler, daha iyi durumda olan belediyelerle işbirliği içerisinde aynı hedeflere yönelebileceklerdir.

Son yıllarda belediye yasalarında yapılan düzenlemeler, belediyelerin kentlerde yaşayan insanların güncel hayatlarının şekillenmesinde daha fazla söz sahibi olmasına imkân sağlıyor. Belediyeler yerel özyönetimi güçlendirebilirler. Kentte yaşayanların katılımını arttırabilirler. Tabi, belediyelerin yeni görevlerini yerine getirebilmeleri için gerekli mali kaynaklara kavuşturulması gerekir. Mali kaynakların arttırılması konusunda da kapsamlı bir çalışma yapması ve önerileri kent sakinleriyle, kentlerde hizmet bekleyen topluluklarla paylaşması ve bu yolla kamuoyu baskısı yaratması gerekir.

Kentlerde, belediye sınırları içerisinde, farklı kökenden, farklı kültürden ve farklı dünya görüşlerinden insanlar bir arada yaşamaktadır. Sosyal belediyecilik bunu bir zenginlik olarak görüp ve eşit uygulamaları, kentlerde ve mahallelerde hemşeriler arasındaki toplumsal birlikteliği ve dayanışmayı sağlamlaştırmaya özel önem verilmelidir. Kentlilerin bir araya geldiği meydanlar, parklar, kültür merkezleri, kütüphaneler ve benzeri mekânların mahalle düzeyine kadar yaygınlaştırılması, kentlilerin birlikteliği ve dayanışması için önemlidir. Yeni dönemde de bu mekânların yaygınlaştırılması da sosyal belediyecilik yapmak isteyen belediyelere düşmektedir.

Yasal mevzuat, siyaset anlayışı, seçim ve siyasi partiler yasası, siyasi kültür ve benzerleri, Türkiye’de tam anlamıyla özerk ve demokratik bir yerel yönetimin yaşama geçmesini çok teşvik etmese de bu yönde kararlılıkla atılacak adımlar ile hedefe ulaşılabilir.

Geçmişteki Fatsa deneyimi, Ankara, Kocaeli, İstanbul, İzmir, Dikili ve günümüzde Bursa Nilüfer ve İzmir Seferihisar gibi sosyal belediyecilik uygulamaları günümüzde atılması gereken adımlara yol göstermektedir. Bu bağlamda Ovacık Belediyesi’nin uygulamalarının da incelenmesinde yarar vardır.

Geçmişteki sosyal belediyecilik uygulamaları dışında özel bir yeri olan Dikili’de yapılanları örnek olarak yazayım. Çünkü Dikili Belediye Başkanı Osman Özgüven’in belediye başkanlığı dönemi bizlere, tüm olumsuz koşullara rağmen kararlı davranılması halinde sosyal belediyeciliğin nasıl gerçekleşebileceğini gösteriyor. Başkan Osman Özgüven özelleştirme yerine temel kamu hizmetlerinin belediye tarafından sunulmasını tercih etmiştir. Yeni kamu işletmeciliği anlayışının kentte yaşayanları müşteriye dönüştürmesine karşı direnerek belediyelerin birer ticarethane olmadığını önemle vurgulamıştır. Bu bağlamda, sosyal yardımlaşma fonundan yardım dağıtmak yerine, yurttaşlara bir hak olarak temel kamu hizmetlerini sunmuştur. Belediye otobüslerinin ücretsiz olması, otobüse binen öğrencilerin evlerinin önüne kadar bırakılması, Belediye’nin sağlık merkezinde muayene ücretinin 1 TL, röntgen ücretinin 6 TL olması, parası olmayandan bu ücretlerin de alınmaması, Belediye’ye ait ekmek fırınında 25 kuruşa ekmek satılması ve 10 tona kadar su kullanan tüketiciden ücret alınmaması bu hizmetlerin en dikkat çekici olanlarıdır.

Geçmişin birikimlerinden yararlanılarak sosyal belediyeciliği geliştirmek yeni seçilecek belediye başkanlarına ve belediye meclislerine düşmektedir. Bütün mesele sosyal belediyecilik yapmaya niyetli hatta hedefli adayları seçmektir.

07 Ocak 2024

Gökhan Taneri VURAL

Kavacık Mah. Fatih Sultan Mehmet Cad. Tonoğlu Plaza No: 3/4 - +90 532 387 73 79 - BEYKOZ - İSTANBUL

Tema Tasarım | AnatoliaWeb