Beykoz Köy Pazarı Yükseliyor!..

Beykoz Köy Pazarı Yükseliyor!..

Beykoz’da çiftçilerin alın terinin ekonomik kazanca dönüşeceği, tüketicilerin taze ve güvenilir köy ürünl
Ana Sayfa Köşe Yazarları 7.08.2020 578 Görüntüleme

ZOOSADİZM

Bazen öyle haberler okuyoruz ki; bunu yapanların insan olduğuna gerçekten inanasım gelmiyor. Kim ne derse desin hayvanı sevmeyenden, ona merhamet etmeyenden insanlık ve merhamet beklenmez. Ha şu olabilir: Hayvandan korkarsın, acaba bana zarar verir mi içgüdüsü ile ona yanaşmaya, sevmeye cesaret edemeyebilirsin; hepsine eyvallah. Ama onu bilerek ve isteyerek ezemezsin, kuyruğunu, patilerini kesemezsin, gözlerini kör edemezsin, öldürünceye kadar dövemezsin. Allah aşkına bu şiddeti gösterene insan denebilir mi ? Bunları yapanın ya deli ya da akıl sağlığında bir sıkıntı olması lazım. Normal bir insanın bunları yapacağına kimse inanmaz çünkü.
Geçen okuduğum bir haberde ki böyle haberlere muhtemelen siz de denk gelmişsinizdir. Olay Antalya’ da gerçekleşmiş. Antalya esnafının sahiplendiği, kolladığı, besleyip büyüttüğü kedinin ortadan bir vakit kaybolması üzerine yapılan aramada talihsiz kedi metruk bir yapıda her tarafına işkence edilmiş vaziyette bulunmuş. Öyle ki eritilmiş naylonun gözlerine damlatılmak suretiyle kör edildiği, ağzının içine boşaltmak suretiyle de soluk borusu ve yemek borusunun yandığı, üstünün eriyen naylonlardan dolayı ağır derecede yanık durumda olduğu görülmüş ve hayvan sever derneğinin yöneticileri tarafından koruma ve tedavisi üstlenilmiştir. Bunları okuyunca insan aklını kaybediyor gerçekten.
Yine yakın zamanda, 23 Temmuz’ da Ankara’ nın Esat semtinde ( ismini deşifre edeceğim) Volkan Uzun denilen sapık, kendisine emanet edilen 3 aylık cocker cinsi köpeğe tecavüz ederek ölümüne sebebiyet vermiş. Bunu yapan sapık cani, zavallı hayvanın feryatlarının apartmanda duyulması ve şikayet edilmesi neticesinde eve gelen polislerce ölü hayvanın yanında yarı çıplak vaziyette bulunuyor. Bir de pişkin vaziyette polislere “ alın çöpe atın bunu. “ diyerek iyice yüzsüzlüğünü ortaya seriyor. Apartman sakinlerinin ve hayvan sahibinin şikayeti ile sapık Volkan Uzun karakola ifadesinin alınması için götürülüyor. Fakat ifadesi alındıktan sonra da serbest bırakılıyor. Hayvanın yapılan otopsisin de anal bölgede derin yırtık, akciğerlerde parçalanma, vücudunda darp ve bunlara bağlı iç kanama tespit edilmiş. Olay yerinde koltukta hayvanın kurtulmak için verdiği mücadeleyi gösteren tırnak izleri, çiş ve idrar bulunmuş. Sizce bu adama insan denebilir mi ? Onu bunu bilmem ama olsa olsa bunun gibi canilere ancak delilik üzerine yüksek lisans yapmış sapık denebilir.
Peki yeryüzünün bu dilsiz misafirlerini asıl bu hayvanlardan koruyabileceğimiz bir kanun var mıdır?
Ülkemizde hayvanlarla ilgili 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanununa göre hayvana şiddet ve eziyet suç olarak kabul edilmeyip sadece “KABAHAT” olarak kabul ediliyor ve bu kabahati işleyenler de idari para cezasına çarptırılarak daha da bilenmiş bir suç makinesi olarak tekrar aramıza geri dönüyor. Burada bir ayrıntıyı belirtmekte fayda var. Zira kanunumuz da sahipli hayvan, sahipsiz hayvan diye bir ayrım bulunmakta ve sahipli hayvana işkence, eziyet, tecavüz ve buna benzer zalimane davranışları sergileyenler şikayet neticesinde TCK’ nun 151/2. Maddesine göre “MALA ZARAR VERME” suçu ile soruşturma ve gerekirse kovuşturma ya tabi oluyor. Fakat sahipsiz sokak hayvanları “ MAL” olarak bile görülmeyip, suç değil kabahatin varlığı halinde idari para cezası ile yeni kabahatleri işlemek için bir yerde vize almış oluyor.
Peki hayvan hakları konusunda Avrupa ne alemde? Birde oraya bakalım. İngiltere Avrupa’ da bu konuda A notu almış bir kaç ülkeden biri. Hayvanlara eziyet ve işkenceyi cezalandırmayı ve hayvan haklarını korumayı içeren 14 ayrı kanun bulunmakta. Bizde kabahat olarak değerlendirilen bu rezillik, onlarda 20 bin paunda kadar para ve 6 ayda hapis ile cezalandırılmakta. Keza A sınıfına dahil Avusturya’ da 2004 yılında kanunlaşan yasalara göre hayvanlar, insanların korunmasına muhtaç, insana eşdeğer varlık olarak tanımlanmış; bırakın öldürmeyi en ufak eziyet bile para ve hapis cezasını gerektiren suç kapsamına alınmıştır. Hayvan hakları konusunda C sınıfına sahip Almanya’ da bile hayvana şiddet 25.000 euro para cezası ve 6 ay süreyle hapsi gerektiriyor. Biz mi hangi sınıftayız? Avrupa’ daki hayvan hakları sınıflandırması A kategorisinden G kategorisine kadar sıralanmış ve biz bu sıralamada kendimize E klasmanında yer bulabilmişiz. Ne acıdır ki bu bile hayvan hakları konusunda ne kadar yol kat etmemiz gerektiğini gösteriyor.

Şimdi sormazlar mı adama bu hayvanları, dilsiz kulları koruyacak yasa nereden geçecek? Sorunun cevabı sanırım belli. Seçim öncesi çalışmalarında bazı partilerimiz bununla ilgili yasa hazırlıklarını seçim beyannamelerine dahil etmişlerse de o veya bu sebepten dolayı bunlar bir türlü yasalaşamamıştır. O zaman bu vahşeti izlemeye devam edeceğiz anlamına mı geliyor?
Ben yine de umudumu korumaya devam ediyorum. Mecliste bizleri temsil eden halkın temsilcileri, halkın sesine kulak verip, bu masum hayvanların canlarını, ırzlarını güvence altına almalıdır. Belki bir vakit geldiğinde alacaktır da. Ama bu vakit,bir dünya isimsiz kedi ve köpeklerimiz için inşallah geç olmaz.
Yazımızı dünyaca ünlü Türk şairi Nazım Hikmet’ in kendi kaleminden canyoldaşı “Şeytan” isimli köpeğine yazdığı “ Şeytan’a Mersiye” isimli şiire kulak vererek kapatalım.
Köpeğimin adı şeytan’dı
(dı)’lık adıyla ilgili değil
Adına birşey olmadı.
Adına benzemezdide
Şeytanlar zalim olur
Zalimler yalancı ve kurnaz,
Ama zalimler akıllı olamaz.
Köpeğim akıllıydı.
Birazda ben öldürdüm köpeğimi
Bakmasını bilemedim.
Bakmasını bilemezsen,
Ağaç bile dikme.
Elinde kuruyan ağaç
Dert olur insana.
Yüzmek suda öğrenilir diyeceksin
Doğru.
Boğulursan
Bir sen boğulursun ama.
Kaç sabahtır uyanıyorum,
Dinliyorum ortalığı,
Kapımı tırmalayan yok.
Ağlamak geliyor içimden,
Ağlayamadığım için utanıyorum.
İnsan gibiydi.
Hayvanların çoğu insan gibidir,
Hem de iyi insan gibi.
Kalın boynu kıldan inceydi dostluğun
buyruğunda.
Hürriyeti, dişleriyle bacaklarındaydı,
Nezaketi, tüylü uzun kuyruğunda.
Göresim gelirdi birbirimizi.
En büyük işlerden konuşurdu:
Açlıktan, tokluktan, sefaletten.

 

Yorumlar

Yorumlar (6 Yorum)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

  • Figen KADAYIF :

    07 Ağustos 2020-12:40

    Özenle araştırılıp,kaleme alınan,ne yazık ki iç açıcı olmayan, bir o kadar da gerçek mi gerçek bir yazı.Emeğine sağlık arkadaşım.Umarım caniler hak ettiği cezayı bulur.Diyecek çok şey var ama maalesef sözün bittiği yerdeyiz .Rabbim ıslah etsin.

    • Ümit yazar :

      07 Ağustos 2020-14:01

      Sağol canım. Teşekkür ederim ediyorum yazı ile ilgili güzel düşüncelerin için. Şiddet toplumumuzun maalesef kanayan bir yarası. Burada hayvanlara şiddet konusunu ve yasadaki eksiklikleri,bu eksiklikleri kendi çıkarları doğrultusunda kullanan asıl hayvanları teşhir etmeye çalıştım bir nebze de olsa.

  • Türkan ZOR :

    07 Ağustos 2020-15:26

    Sevgili Ümit, yazını okuyunca içimden muhteşem demek gelse de konu öyle acı ve hassas ki , içim bir tuhaf oldu diyemedim , ama kanayan yaralara parmak bastığın için teşekkürler aradaşım,yüreğine sağlık..
    Yaşadığımız ülkede maalesef Kadınlar,Çocuklar ve Hayvanlar şiddet , taciz ve tecavüzün en ağır şeklini yaşayarak hayatlarını kaybediyor maalesef, sapık cahil ve cani ruhlu yaratıklar yüzünden …
    Aklıma bunları yazarken Oruç Aruoba’nın bir diyaloğu geldi konuyla ilgili;
    Sormuşlar kendisine
    -Köpek sizin mi cevabı şu olmuş;
    -Hayır ben onun insanıyım!…
    (Anlayana …)

    • Ümit yazar :

      07 Ağustos 2020-16:01

      Sağol canım yazıyı beğendiğin için. Bu yazıyı yazarken içim öylesine doluydu ki bunu inan en iyi şekilde yazıya dökmeye çalıştım. Savunmasız canlıları kendi keyif ve egoları doğrultusunda katleden bu pisliklere, duyarsız kalan meclis kadar inan bizde suçluyuz. Yolda tekme yiyen hayvana bön bön bakıp sessiz kalan bir toplum olursak bu rezil insanlar daha da cesaretleniyor. Görüp te tepki vermeyen insanda kendi sorumluluk alanı dahilinde bu işte suçludur benim gözümde.

  • Güneş ALTACA ASLAN :

    07 Ağustos 2020-21:03

    Bu yazıyla Ahlakı, vicdanı olan insanların içindeki isyanı, çığlığı olmuşsun. Çok güzel anlatmışsın. Tebrik ederim. Yolun açık olsun.

    • Ümit yazar :

      07 Ağustos 2020-23:48

      Sağol Güneş. Toplumun bu kanayan yarasına ışık tutmaya çalışıp, vatandaş olarak ta bu insan denemeyecek sapık ruhlu canilere karşı tepkisizliğimizin bunları cesaretlendirdiğini dile getirmeye çalıştım.

Tema Tasarım | AnatoliaWeb