Ana Sayfa Köşe Yazarları 25.11.2020 1581 Görüntüleme

KADINA ŞİDDETLE MÜCADELE GÜNÜ

25.11.2020 Kadına karşı şiddetle mücadele günü. Sonra Kadınlar günü gelecek. Sırada anneler günü var.

Kadına şiddetle mücadele için en önemli adımların atılması gerekiyor.

-Medya taraması yapmadan,

-Hangi kadın, nerede, ne zaman,

– Kim tarafından öldürüldüğüne dair bilgilerin derhal bir

-Veri tabanında toplanması gerekiyor.

Özgecan’dan sonraki günlerde, kaç kadın daha öldü. Taciz ve şiddet gördü. Yaralandı. Mersin sokaklarında, artık boy boy, simsiyah” Özgecan’nın çığlığını duydunuz mu” pankartları da yok. Evet… ne kaldı. Geriye, soğukkanlılıkla ne yaptığını anlatan zanlılar  kaldı. Ve onları dinleyen, yargılayan, konuşan, tartışan biz kaldık. Onun dışında, her şey yavaş yavaş normale dönmeye başladı.

Aslında her şey tersine dönüyor bence. Biz farkında değiliz. Çünkü o kadar kısa zamanda değişikliklere alışıyoruz ki. Özgecan’nın ölümü nedeniyle attığım tweetlere (takipçilerimin çoğunun yurtdışında olması sebebiyle) Amerika’da yaşayan bir kadından cevap niteliğinde bir tweet aldım. Kendisi, Amerika’da her saat başı bir kadının tecavüze uğradığını ya da işkence gördüğünü, bu sebeple bu olayın fazlaca abartıldığını yazmış. O kadar çok alışılmış bir durum ki. Bu şu demek oluyor ki. Alışılmış demek, saatin sarkacındaki tik taklar gibi olduğu takdirde telaş etmemek gerekiyor. Bir zamanlar, Kuzuların Sessizliği adında bir film vardı. Meşhur filmde, Antony Hopkins, gelecekte işlenecek cinayeti önleyebilecek kişiyi; Jodie Foster ise onun ağzından dirhem dirhem laf almaya çalışan bir polisi canlandırıyordu. Son anda kurtarılan kurban, Antony Hopkins ‘e göre, kuzuların içinden sadece bir tanesiydi. Çünkü polisin, hepsini kucaklayacak kadar geniş kolları yoktu. Kurtarılana şükretmek, kaybedilene üzülmemek gerekiyordu filme göre. Amerikalı kadının da düşüncesi farklı değildi. Hatta bunu bir kadının dillendirmesi daha da ironi içermiyor mu? Gerisini varın siz düşünün.

 

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

HAMAM’DA DEPREM!..

HAMAM’DA DEPREM!..

Tema Tasarım | AnatoliaWeb